10 Nisan 2013 Çarşamba
Berat Kandili'nin Özellikleri
Berat gecesi, mübarek bir gecedir ve Kur’an, toptan Berat Gecesi Levh-i Mahfuz’dan dünya semasına indirilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de, Duhan suresinin 3. âyetinde geçen “Leyle-i Mübâreke / Mübarek Gece” ile Berat gecesinden bahsedildiği ifade edilmiştir. “Hâ, Mîm. Açık olan ve gerçeği açıklayan bu kitaba yemin ederim ki; Biz onu (Kur’anı) mübarek bir gecede indirdik. (...) O, öyle bir gecedir ki her hikmetli iş (hiçbir yanlışı olmayan, kesinleşmiş, önlenmesi mümkün olmayan iş), tarafımızdan bir emir ile, o zaman yazılıp belirlenir.” âyetlerinde belirtilen mübarek gecenin Berat gecesi olduğunu İkrime ve başka bazı müfessirler söylemişlerdir. İslam alimlerinin çoğunluğuna göre ise bu gece Kadir gecesidir. Çünkü diğer ayetlerde Kur’an’ın Ramazan ayında ve Kadir gecesinde indiği açıkça bildirilmektedir. Bu takdirde Kur’an’ın tamamının Berat gecesi Levh-i Mahfuz’dan dünya semasına indiği, Kadir gecesinde de görevli katipler tarafından istinsah edilip, ayetlerin Cebrail tarafından Efendimiz’e (sas) peyderpey indirilmeye başlandığı şeklinde bir yorum ortaya çıkmaktadır ki iki tefsirin arasını bulan bazı müstakim ve müellif müfessirler bu orta yollu görüşü benimsemişlerdir.
Büyük İslam müfessiri allâme Muhammed Hamdi Yazır’ın nihâî tahlili gayet veciz ve muknidir. Keşşaf’ta şöyle bir ifade vardır: “Eğer dersen: Kur'ânın bu gecede indirilmesinin mânâsı nedir? Ben de şöyle cevap veririm: Dediklerine göre, yedinci semadan dünya semasına bir cümle olarak (toptan) Levh'te dünya semasına indirildi, ve Cebrail (a.s.) sefereye (yazıcı meleklere) imlâ etti, sonra da Peygamber'e yirmiüç senede kısım kısım indiriyordu.” Keşşaf'ın Kur'ân'ın inişi hakkındaki bu son beyanı, bu gecenin Berat gecesi olduğunu söyleyenlerin görüşüne uygun düşmüş oluyor. Çünkü Kadir gecesinde ilk kez Peygamber'e indirilmeye başlanmıştır. Onun için Kâdî ve Ebu's-Suud şöyle demişlerdir: "İlk defa o gece indirilmeye başlandı. Veya o gece cümleten (toptan) Levh'ten dünya semasına indirildi ve Cebrail (a.s.) sefereye (yazıcı meleklere) imlâ etti, sonra da Peygamber'e yirmi üç senede kısım kısım indiriyordu."
Fahruddin Razî de şöyle kaydetmiştir: Rivayet olunur ki: Atıyye-i Harûrî, Abdullah İbn Abbas hazretlerinden "Gerçekten biz onu kadir gecesinde indirdik." ayeti ile "Gerçekten biz onu mübarek bir gecede indirdik."ayetini şöyle sordu: Yüce Allah Kur'ân'ı (23 yıllık bir süreçte) ayların hepsinde indirmiş iken, bu iki ayetin ifadesiyle “şu gece indirdik” denilmesi nasıl sahih olur? Böyle bir soru karşısında İbn Abbas (r.a.) hazretleri cevaben dedi ki: Ey İbnü Esved! Ben helak olmuş olsam da, bu soru nefsinde kalıp da cevabını bulamamış olsaydın, helak olacaktın. Kur'ân-ı Kerim, önce cümleten (toptan) Levh-i mahfuzdan Beyt-i Ma'mura indi ki o dünya semasıdır. Sonra onun arkasından olayların çeşitlerine göre, durumdan duruma (Hz. Rasul’e) nazil oldu.
İbn Abbas (ra), “Hâ-Mîm”i (44/1) açıklarken şöyle demiştir: “Yüce Allah, kıyamet gününe kadar olacak şeyler hakkında nelerin cereyan edeceği ve nasıl gerçekleşeceği üzerine hükmünü vermiştir. “indirilen bu kitap…” (44/2) cümlesinde geçen kitabın Kur’an olduğunu beyan etmiştir. Aynı ayette geçen “Mübarek gece...” ifadesini de şöyle açıklamıştır: O mübarek gece, Şaban ayının orta gecesidir, yani onbeşinci gecesidir. Bu gece Berat gecesidir.”
İkrime’ye (…..) göre: Kur’an’ın tamamı bütün halinde Berat gecesi Levh-i Mahfuz’dan Beytü’l-Ma’mûr’a dünya semasına toptan indirilmiştir. Cebrail de işte buradan âyetleri alıp peyderpey Hz. Peygamber’e indirmiştir. İkrime, “O (mübarek) gecede her hikmetli iş hükme bağlanır.” ayetinin tefsirinde: “Şüphesiz ki Allah Teala Şaban’ın ortanca gecesinde meleklere detaylarıyla birlikte (emirlerini, bir yıllık icraatını) inceden inceye anlatır, sınıf sınıf ayırarak bildirir.” demiştir.
İbn Cerîr et-Taberî, İbnü’l-Münzir ve İbn-i Ebî Hatim, “Muhammed b. Sûka” tariki ile İkrime’nin “O gecede her hikmetli birbirinden ayrılır” ayeti hakkında şöyle dediğini tahriç etmişlerdir: “Şaban ayının ortanca (Beraat) gecesi bir senelik işler ibram edilir (hükme bağlanır, sözleşme bitirilir, hüküm teyid edilir, kesinleştirilir, onaylanır). Hayatta kalacaklar, öleceklerden ayrılır. Hacca gidecekler yazılır. Bunlara ne bir kişi ilave edilir, ne de bunlardan bir kişi çıkarılır, (öylece kesinleşir).”
Taberî’nin, “Kendisi (Taberî), Ubeyd b. Âdem b. Ebî İyâs, Ubeyd’in babası, Leys, Ukayl b. Hâlid, İbn Şihâb, Osman b. Muhammed b. el-Muğîre b. el-Ahnes” senet zinciri ile rivayet ettiğine göre Hz. Rasulullah (sas) şöyle buyurmuşlardır: “Eceller Şaban ayından Şaban ayında kesilirler. Öyle olur ki adam nikahlanmıştır ve çocuğu olacaktır; oysa ki ismi (o sene) vefat edecekler (listesi) içinde çıkar, (bulunur).” “Osman b. Muhammed” tariki ile Beyhakî’nin Şuabu’l-İman’ında da tahriç etmiş olduğu aynı hadis-i şerif, Ebu Hureyre tariki ile Deylemî ve İbn-i Zencûyeh’de de kaydedilmiştir.
İki tarikli bu hadis-i şerif ve İkrime’nin kavli, “O (mübarek) gecede her hikmetli iş hükme bağlanır.” âyet-i kerimesindeki gecenin Beraat gecesi olduğu ile örtüşmektedir. Adeta o gece alınan kararlar muvacehesinde bazı insanların ecelleri de kesilmiş olmaktadır.
Sonuç olarak demek ki, Kur'ân'ın bir toptan inişi, bir de kısım kısım inişi vardır. Toptan inmesi bir defada olmuştur. Buna daha çok "İnzal" ifadesi uygundur. Kısım kısım inmesi de Peygamber'e azar azar yirmi üç senede olmuştur. Buna da "Tenzil" ifadesi uygundur. Bunların aynı mânâda kullanıldıkları yadırganmadığı gibi, "tenzil"in her necmi (kısım kısım inmesi) ayrıca düşünüldüğü zaman yine "inzal" denilmek uygun olacağından birinin bir gecede, birinin de diğer gecede olması iki rivayetin uzlaştırılmasına daha uygun gelecektir. Şu halde bu ayetteki "mübarek gece"nin "berat gecesi" olması, "Gerçekten biz onu kadir gecesi indirdik." (Kadr 97/1) buyurulmasına aykırı olmayacaktır.” Bunu böylece te’lif ve tespitten sonra, neticenin özüne inecek olursak:
Kur’an-ı Kerim’in ilk defa Beraat gecesi toptan dünya semasına indirildiği ve fakat ondan ilk ayetlerin Rasulullah’a Kadir gecesi ilk defa vahyedilmeye başlandığı şeklinde de bazı ulemanın rivayetleri ve görüşleri vardır. Kur’an’daki “mübarek gece”nin, Beraat gecesi olduğu şeklindeki Abdullah İbn Abbas’ın bir kavli ve İkrime’nin tefsiri, İslam müfessirleri, alimleri ve muhaddisleri arasında çok çok az zevat tarafından tercih edilmiştir. Cumhur-u ulemanın icması ise şu merkezdedir ki: Kur’ân-ı Kerim’in Kadir gecesinde dünya semasına indirilmiş, yahut kadir gecesinde ilk vahiy indirilmeye başlanmıştır. Kur’an ve Sünnet bunun şahididir. Ancak (diğer kavline göre) İbni Abbas, İbn Ömer, Mücahid, Katade, Hasan Basri, Said b. Cübeyr, İbn Zeyd, Ebu Malik, Dahhak ve daha birçok müfessirler, bu gecenin Ramazan ayının Kadir gecesi olduğu görüşünde ittifak halindedirler. Çünkü, Kur'an'ın bizzat kendisi bu hususu böyle izah etmektedir. Dolayısıyla, Kur'an'ın haberine rağmen, başka haberlere dayanmaya gerek yoktur. İbn Kesir, "Osman b. Muhammed'in İmam Zühri'den, Şaban ayında kader ve kısmetler hakkında karar verilir" şeklindeki rivayetinin mürsel olduğu ve bu gibi rivayetlerin açık nass karşısında delil olamayacağını"' söylemiştir. Biz, cumhur-u ulemanın icmasını kabul ve itikat etmekle beraber, azınlık da olsa diğer İslam ulemasının tefsir ve tercihlerini de burada Beraat gecesinin faziletleri ve hususiyetleri babında kaydediyoruz ki, Beraat gecesi başlığı altında böylesine mühim bir mevzuu temelinden ele alınmış ve kuşatıcı biçimde vaz’ edilmiş olsun.
Berat gecesi, kaderden bir gecedir; her önemli işin hikmetli bir şekilde ayrımı ve tasnifi yapılır. Semavi kelam: “Biz o (Kur’an)ı leyle-i mübârekede indirdik.” buyurmaktadır. “Mübareke, hayrı çok demektir. Çünkü Yüce Allah bu gecede kullarının menfaatlerine ait işler hazırlar ki yalnız Kur'ân'ın inzali olsa yine yeterdi. Amma niçin gece indirildi. “İnnâ künnâ münzirîn.” Çünkü biz münzir idik, yani inzar yapıyorduk, inzar edecek uyarıcı bir peygamber gönderiyorduk. Demek ki Peygamber'in inzarı sıdk ile yapılması için ilk önce onu kendi nefsinde duyması hikmetin gereği idi. Buna da en yaraşan gece olması idi. Gecenin mübarekliğine gelince “fîhâ yüfragu küllü emrin hakîm” her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Her hikmetli, önemli iş veya her muhkem, sağlam olması gereken işler onda yani o gecede ayrılıp tedbir ve dağıtımı yapılır. İcra edilmek üzere özel olarak ayrılır, yazılır.”
Abdullah b. Abbas’ın azatlı kölesi İkrime de, “O gece her hikmetli iş ayırd edilir.” mealindeki ayette anlatılan gecenin, Şaban ayının onbeşinci (Berat) gecesi olduğunu söylemiştir. Allah Teala o gece senenin bütün işlerini gözden geçirir; hazırlar. Hayattan, ölüme gidecekler yazılır. Allah’ın evini (Kâbe’yi) hac ziyaretine gidecekler belirlenir. Bunların sayısında ne bir artma olur, ne de bir eksilme.
Berat gecesinin sene-i devriyelerinde demek ki “tefrîk-ı küll-i emrin hakîm” yapılmaktadır. Bazı müfessirlere göre Berat gecesine işaret eden “O, öyle bir gecedir ki her hikmetli iş tarafımızdan bir emir ile, o zaman yazılıp belirlenir.” âyetine verilen mealler doğrultusunda şunlar da tamamlayıcı birer mana parçaları olarak ifade edilmiştir: Her hikmetli iş, her muhkem emir, tarafımızdan bir emirle o mübarek gecede ayırd edilir, o zaman yazılıp belirlenir. Katımızdan bir buyrukla her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Hikmetli iş, yani hiçbir yanlışı olmayan, kesinleşmiş, önlenmesi mümkün olmayan işler, icraatlar, tasarruflar, takdirler.
Allâme Yazır der ki: “Tarafımızdan bir emir olarak” yani "Hakim emir"den maksat, doğrudan doğruya Allah'tan olan şeylerdir. Yahut tarafımızdan emir ile ayırt edilir. Veya “enzelnâhü” fiilindeki zamirden haldir, yani o Kur'ân'ı tarafımızdan bir emir, bir ferman olarak indirdik. “İnnâ künnâ mürsilîn” Çünkü biz peygamberlik veriyorduk. Ki Resulün, elçinin elinde alamet olmak üzere bir emirname, bir ferman bulunması lazım gelir. O Peygamberlik ne için? Rabbından bir rahmet olmak üzere ki Hz. Muhammed'in peygamberliği alemlere rahmettir. İnzar da onun içindir. Gerçekte O öyle işitici, öyle bilicidir. Mazlumların, muhtaçların feryatlarını işitir, ihtiyaçlarını bilir.”
Berat gecesi, her önemli işin hikmetli bir şekilde ayrımı ve seçimi yapılır, evet. Kimin emri ile? Allah’ın. Kimler tarafından, mele-i a’lânın kâtip melekleri tarafından. O halde demek ki göklerötesi mâna âleminde cereyan eden esrarengiz bir toplantı var; ve bu toplantıya katılan melekler tarafından ilâhî buyruklar defterlere geçirilir, geriye dönüşü mümkün olmayan kesin bir şekilde kaydedilir.
Berat gecesi, bir yıllık icraat programı takdir edilir, melekler tarafından defterlere tensih edilir. “Fîhâ yüfragu küllü emrin hakîm.” âyet-i kerimesinde Berat gecesinin en nirengi özelliği ifşa edilmiştir. Bu, cümle isti'nafiye (yeni bağımsız cümle) veya gece kelimesinin sıfatıdır. Önceki ihtimale göre "mutlak olarak gecede", ikinciye göre de, O gecede" demek olur. “Yüfragu”nun mânâsı ‘Gelecek seneye kadar kulların rızıkları, ecelleri ve diğer durumları yazılır, ayrıntılı bir şekilde belirlenir’ demektir. Denildiğine göre Levh'ten yazılmasına Berat gecesi başlanır, Kadir gecesi bitirilir.” Kur’an’dan mühlem Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri de “Bu gelen gece olan Berat Gecesi, bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve beşerin mukadderatının programı nev'inden olması cihetiyle, kadir gecesinin kudsiyetindedir.” ifadesiyle bu gecenin bütün kâinatla, mahlukatla ve insanoğlu ile alakalı hâlâ berdevam olan hususiyetini net biçimde tespit ile nazarlara izhar etmiştir.
Abdullah İbn Abbas (ra)’ın da açıkladığı üzere, bir kısım alimlere göre: Berat gecesi, emirlerin Levh-i Mahfuz’dan istinsahına başlanır, kâtip melekler bu geceden, gelecek seneye müsaadif aynı geceye kadar olacak olan hadiseleri ellerindeki defterlere yazmaya başlarlar. Berat gecesi başlar, Kadir gecesi bitirirler. Rızıklar, eceller, zenginlik, fakirlik, ölümler, doğumlar hep bu esnada kaydedilir. O sene hacca gideceklerin sayısı bile bu devrede takdir olunur. Herkesin ve herşeyin o sene içindeki mukadderatı, geleceği kaydedilir. Rızıklarla alakalı defter Mikail’e; harpler, zelzeleler, sâikalar, çöküntülerle ilgili defter Cebrail’e; amellerle alakalı defter, dünya göğünün vazifelisi büyük melek İsrafil’e; ölüm ve musibetlere ait nüsha da Azrail’e teslim olunur. Bu defterlerin düzenlenmesi Berat Gecesinde başlar, Kadir Gecesinde tamamlanarak her defter, sahibine teslim edilir.
Rasûlulllah Efendimiz (sas): “Allah Teala (bir yıllık) tüm şeyleri Berat gecesinde takdir eder. Kadir gecesi gelince de bu şeyleri sahiplerine teslim eder.” buyurmuştur. Berat gecesinde eceller ve rızıklar; Kadir gecesinde ise hayır, bereket ve selamet ile alakalı işler takdir edilir. Kadir gecesinde sayesinde dinin güç-kuvvet bulduğu şeylerin takdir edildiği; Berat gecesinde ise, o yıl ölecek olanların isimlerinin kaydedilip ölüm meleğine teslim edildiği de söylenmiştir. Nitekim Berat gecesi olduğu da bildirilen, o her hikmetli işin belirlendiği o Mübarek Gece’den bahseden ayetlerin 8.si “Hayatı veren ve hayatı alıp öldüren de O’dur. Sizin ve daha önce gelmiş geçmiş atalarınızın da Rabbidir.” âyeti, Berat gecesi bir sene içinde vefat edecek olanların belirlenip listenin Azrail’e teslim edildiğine de bir işaret olarak yorumlanabilir.
Berat gecesi, bir yıl içinde doğacaklar, ölecekler, rızıklar belirlenir; senenin bütün işleri ve kulların amelleri Allah Teala’ya edilir. Ata b. Yesar da demiştir ki: Şaban ayının orta gecesi senenin bütün işleri Yüce Hakka arz olunur. Bir kimse, evinden yolculuğa çıkar; ama bilemez, o gece onun ismi ölüler defterine geçmiştir, diriler arasından çıkmıştır. O sene biri evlenir; halbuki onun ismi de diriler arasından silinmiş, ölecekler arasına yazılmıştır.” Bir başka rivayete göre de: Hz. Aişe validemiz, ‘Ya Resûlallah, Allahü teâlâ seni, günah işlemekten muhafaza buyurduğu hâlde, niçin Berat Gecesi’nde çok ibadet ettin?’ dediğinde, buyurdu ki: ‘Şükredici kul olmayayım mı? Sen biliyor musun bu gecede ne gibi hayırlar vardır? Bu yıl içinde doğacak her çocuk, bu gece deftere geçirilir. Bu yıl içinde öleceklerin isimleri, bu gece yazılır. Kulların rızıkları bu gece tertip edilir. Ve herkesin amelleri ve işleri Allahü teâlâya bu gece arz olunur.’
Ata İbn Yesâr demiştir ki: “Şaban ayının ortanca gecesi (Berat gecesi) olduğu zaman, ölüm meleğine bir sahife teslim edilir ve denilir ki: “Bu sayfada ismi olan herkesin ruhunu kabzet. Bir kul bir ağaç dikiyor da olsa, izdivaç için nikahlanıyor da olsa, bir bina inşa ediyor da olsa, eğer ismi bu ölecekler listesine nüsha edilmiş (geçirilmiş) ise ölüm meleği katiyen o kişinin işini bitirmesini beklemez, ancak kendisine emredileni anında yerine getirir ve o kişinin canını alır. Ey uzun emelle mağrur (aldanmış) kişi! Ey kötü amelle mesrur kişi! Ölümden daima korku üzere bulun. Bilmiyorsun ki ecel ne vakit sana hücum edecek!”
Bu gece mahlukatın bir sene içindeki rızıkları, zengin veya fakir, aziz veya zelil olacakları, ihya veya imâte edilecekleri, ecelleri ve kimlerin hacca gidebileceğine dair şahıs ve sayı tespiti hakkında Allah tarafından meleklere malumat verileceği beyan olunmaktadır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder